Sûre Açıklaması
Alak suresi (Arapça: سورة العلق) Kur'an'ın 96. suresidir. Mekke'de inen sure 19 ayetten oluşur. İnananlar için son ayetinde Tilavet Secdesi yapılması gerekmektedir. Sureye ismini veren ayetler şöyledir: Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alak'tan yarattı.

Mekki
Embriyo/Bağlantı/Temas
96
19
72
281
Sesli Süre Dinleme
Alak

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ

 Alak / 1 -

 Diyanet Vakfi = (1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.


خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ

 Alak / 2 -

 Diyanet Vakfi = (1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.


اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ

 Alak / 3 -

 Diyanet Vakfi = (3-5) Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ

 Alak / 4 -

 Diyanet Vakfi = (3-5) Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

 Alak / 5 -

 Diyanet Vakfi = (3-5) Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


كَلَّا إِنَّ الْإِنسَانَ لَيَطْغَى

 Alak / 6 -

 Diyanet Vakfi = -Hayır! Şüphesiz insan azgınlık ediyor.


أَن رَّآهُ اسْتَغْنَى

 Alak / 7 -

 Diyanet Vakfi = (6-8) Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.


إِنَّ إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى

 Alak / 8 -

 Diyanet Vakfi = (6-8) Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.


أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَى

 Alak / 9 -

 Diyanet Vakfi = (9-10) Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) men edeni gördün mü?


عَبْدًا إِذَا صَلَّى

 Alak / 10 -

 Diyanet Vakfi = (9-10) Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) men edeni gördün mü?


أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَى

 Alak / 11 -

 Diyanet Vakfi = (11-12) Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvâyı emrediyorsa?


أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَى

 Alak / 12 -

 Diyanet Vakfi = (11-12) Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvâyı emrediyorsa?


أَرَأَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّى

 Alak / 13 -

 Diyanet Vakfi = Ne dersin o (men eden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa?


أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَى

 Alak / 14 -

 Diyanet Vakfi = (Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!


كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ

 Alak / 15 -

 Diyanet Vakfi = (15-19) Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!


نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ

 Alak / 16 -

 Diyanet Vakfi = (15-19) Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!


فَلْيَدْعُ نَادِيَه

 Alak / 17 -

 Diyanet Vakfi = (15-19) Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!


سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ

 Alak / 18 -

 Diyanet Vakfi = (15-19) Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!


كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ*

 Alak / 19 -

 Diyanet Vakfi = (15-19) Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!