Sûre Açıklaması
Müzzemmil Suresi, (Arapça: سورة المزمل) Kur'an-ı Kerim'in 73. suresi. Mekke'de indirildiğine inanılmaktadır. Sure 20 ayetten oluşur. Sure ismini ilk ayette geçen ve örtünüp bürünen anlamına gelen el-Müzzemmil kelimesinden alır. Müzzemmil Suresi'nde peygamberin nasıl davranması gerektiğinden, Allah’ın emirlerine karşı gelen Firavun’un uğradığı sondan, Kur’an okumanın gereğinden, iyilik yapanların bunun karşılığını Allah katında göreceğinden bahsedilir. Tarihsel önce:Kalem Suresi Sure metni: Müzzemmil Suresi Tarihsel sonra: Müddessir Suresi

Mekki
örtünüp bürünen
73
20
200
840
Sesli Süre Dinleme
Müzzemmil

يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ

 Müzzemmil / 1 -

 Diyanet Vakfi = Ey örtünüp bürünen (Resûlüm)!


قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا

 Müzzemmil / 2 -

 Diyanet Vakfi = (2-4) Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.


نِصْفَهُ أَوِ انقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا

 Müzzemmil / 3 -

 Diyanet Vakfi = (2-4) Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.


أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا

 Müzzemmil / 4 -

 Diyanet Vakfi = (2-4) Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.


إِنَّا سَنُلْقِي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا

 Müzzemmil / 5 -

 Diyanet Vakfi = Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.


إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْءًا وَأَقْوَمُ قِيلًا

 Müzzemmil / 6 -

 Diyanet Vakfi = Şüphesiz gece kalkışı, (kalp ve uzuvlar arasında) tam bir uyuma ve sağlam bir kıraata daha elverişlidir.


إِنَّ لَكَ فِي اَلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا

 Müzzemmil / 7 -

 Diyanet Vakfi = Zira gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet var.


وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا

 Müzzemmil / 8 -

 Diyanet Vakfi = Rabbinin adını an. Bütün varlığınla O'na yönel.


رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَكِيلًا

 Müzzemmil / 9 -

 Diyanet Vakfi = O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O'nun himayesine sığın.


وَاصْبِرْ عَلَى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

 Müzzemmil / 10 -

 Diyanet Vakfi = Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.


وَذَرْنِي وَالْمُكَذِّبِينَ أُولِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا

 Müzzemmil / 11 -

 Diyanet Vakfi = Nimet içinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.


إِنَّ لَدَيْنَا أَنكَالًا وَجَحِيمًا

 Müzzemmil / 12 -

 Diyanet Vakfi = (12-13) Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap vardır.


وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا

 Müzzemmil / 13 -

 Diyanet Vakfi = (12-13) Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap vardır.


يَوْمَ تَرْجُفُ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا

 Müzzemmil / 14 -

 Diyanet Vakfi = O gün (kıyamet günü) yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağlar çöküntü ile akıp giden kum yığınına döner.


إِنَّا أَرْسَلْنَا إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَا أَرْسَلْنَا إِلَى فِرْعَوْنَ رَسُولًا

 Müzzemmil / 15 -

 Diyanet Vakfi = Nasıl Firavun'a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.


فَعَصَى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَأَخَذْنَاهُ أَخْذًا وَبِيلًا

 Müzzemmil / 16 -

 Diyanet Vakfi = Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.


فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا

 Müzzemmil / 17 -

 Diyanet Vakfi = Peki inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?


السَّمَاء مُنفَطِرٌ بِهِ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا

 Müzzemmil / 18 -

 Diyanet Vakfi = Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vâdi mutlaka yerine gelir.


إِنَّ هَذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا

 Müzzemmil / 19 -

 Diyanet Vakfi = İşte bu (anlatılanlar), şüphesiz bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.


إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَى مِن ثُلُثَيِ اللَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَائِفَةٌ مِّنَ الَّذِينَ مَعَكَ وَاللَّهُ يُقَدِّرُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُوا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَى وَآخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ اللَّهِ وَآخَرُونَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَاقْرَؤُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَقْرِضُوا اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

 Müzzemmil / 20 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.